

11/23/2024 5:28:44 PM
Geçtiğimiz günlerde TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan katıldığı bir tv programında Kürt Sorununu aşirete bağladı ve sorunun ülke toprakları içerisinde çözüleceğini; sınırların değişmesine kesinlikle karşı olduklarını; aşiretleri parça parça edeceklerini belirtti. Daha sonra verdiği bir başka röportajda “merkezi planlama ve ekonomik kalkınma Kürt kimliğinin özgürleşmesinde önemli bir rol oynayacak” dedi.
Kemal Okuyan dedi insanlar okudu. O dedikçe herkes tarafından paylaşıldı ve okundu. Bu kadar uzatmaya, “aşiretleri parça parça edeceğim” demeye gerek var mıydı? Yine mevcut hükümetin, Kürt sorununu çözeceğini iddia edenlerin, özellikle de liberallerin kullandığı argümanlara sarılmaya gerek var mıydı? Sen de şimdi bindin mi Liboşların gemisine?
Kürtler yıllarca anlattılar. Sorun ekonomik kalkınma sorunu, sınıf sorunu olmadığını dile getirdiler, sorunun Kolonyalistlerin Kürdistan’ı ilhak etmesinden kaynaklandığını söylediler. Kürdlere siyasi bir statü tanınmadan, verilmeden sorunun çözümüne inanmak en basit haliyle saflıktan başka bir şey değildir.
Bu konuda TKP programını incelemekte yarar var Programın Kürt sorunun çözümü için önerdiği bazı önerilere bakalım.
Sosyalizm Programı
Madde: ‘4. İşçi sınıfımız, Türkler, Kürtler ve diğer ulusal, etnik öğelerden oluşan bir bütündür.’ Her ne kadar böyle deseler de pratikte buna yönelik somut bir adımları yok. İnternet siteleri bile Türkçe.
Madde ‘5. Türkler ve Kürtler sosyalist Türkiye’nin eşit kurucu unsurlarıdır. Kapitalist Türkiye’nin baskın özelliği olan ayrımcı, şoven uygulama ve yaklaşımların bütünüyle tasfiye edilmesi için önlem alınır.’
Her ne kadar ayrımcı, şoven uygulama ve yaklaşımlara karşı olduklarını dile getirseler de buna karşı somut bir adımları bile yok. 12 Eylül darbesini devrim olarak gören bir partiden ne beklenebilir ki, işin ucu kendilerine gelmeyene kadar 12 Eylül için hiçbir şekilde bu bir darbedir demediler.
Somut olarak TKP programında bu iki madde var. Programda toplamda 13 kez Kürt kelimesi geçmiş. Bu yazının devamında Sosyalist bir Kürd’ün gözünden Kürt sorunun çözümünü aktaracağım.
Bu sadece benim değil aynı zamanda Ulusal düşünceye sahip olan; sosyalist, liberal, komünist ve demokratların ortak düşüncesidir. Bazı nüans farkları olsa da temel böyledir.
Bir kere Kürt Ulusu bugüne kadar varlığını koruyarak gelebilmişse bunda aşiret yapılarının önemli katkısı vardır. Kemal Okuyan aşiretleri hedef alarak bir bütün Kürt ulusunu hedefe koymuştur. Kendisi bunun farkında ve bunu bile isteye yaptığından kimsenin şüphesi olmasın. Adında her ne kadar Komünist geçse de esasında TKP Sosyal Faşist bir yapılanmadır.
2- Kürt sorunu sınıfsal bir mesele değil, ulusal bir meseledir. Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklanan haklarını savunmak kendine sol, sosyalist, demokrat diyenlerin kırmızı çizgisi olmalıdır. Vladimir Ilyic Lenin’in yazdığı Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve BM antlaşmasıyla uluslararası hukuka giren self-determinasyonu ilkesel olarak savunmalı, bunun için somut ve pratik adımlar atmalıdır. Bunun dışında yapılan her şey boşa enerji harcamaktan öteye geçmeyecektir.
Burada kendi bakış açımla sınıfsal sorunu açmakta yarar görüyorum.
Kürtlerin içinde burjuva, işçiler ve köylüler gibi sınıflar bulunmaktadır.
Bugün Kürdistan diye bir devlet olmuş olsaydı, ben burada böyle bir yazı yazacağıma işçi ve köylüyü örgütlemeye yönelik yazılar yazardım. Kürdün Burjuvası da, işçisi de, köylüsünün de sorunu ortaktır. O sorunun adı da ulusal kurtuluş sorunudur. Kürtler bir statü elde etmeden sınıfsal sorunları gündeminde tutamazlar. Eğer tutarlarsa zaten sorundur. Bir ulus kendi toprakları üzerinde ulusal egemenliğini kurmadan girdiği her tartışma hayalden öteye geçmeyecektir. En fazla sömürgeciliğin sınıf sorununun çözüme katkıdır. Onun dışında yine dönüp dolaşacağı yer Ulusal Kurtuluş mücadelesi saflarıdır.
Yukarıda belirttiğim gibi Kürd sorunu bu toprakların içinde çözülmez burada çözülecek olan sadece sorunun bir ayağıdır. Kürd sorununun çözümünü tamamıyla Ankara endeksli görmek tamamıyla sömürge psikolojisinden başka bir anlamı yoktur.
Kürdistan 4 parçaya bölünmüş 4 sömürgeci devlet tarafından ilhak edilmiştir. İlhak kelimesini özellikle kullanıyorum. Kürtler bu coğrafyada sömürge bile değildir. Sömürgenin bile belli bir hukuku varken işgalciler onu bile tanımayarak bu toprakları ilhak etmiştir. Hastalığı teşhis edersek reçetesi de kolay yazılır. Bu yüzden Kemal Okuyan gibi sosyal faşistlerin teşhisi iyi koymaları gerekmektedir. Onlardan bunu beklemek oldukça zor olsa da ümit edelim. Belki kafalarına taş düşer de kaybettikleri beyinleri yerine gelir.
16.11.2024
2025-11-21Kürtlerin Haysiyet Meselesi; Rojava
2025-11-19Yaşam Çığlığı Olarak Özgürlük
2025-11-18Kayıp Akıl: Kürt Aklı
2025-11-18Suriye'de yanlışı Tekrarlamak
2025-11-19Bilimsel Sosyalizm: Tarihsel Gelişim, Eleştiriler ve Yeniden Yorumlama Denemesi
2025-11-06Ulusal Taleplerden “Cumhuriyetin Unsuru”na Dönüştürülen Bir Halk
2025-11-01Kürt Sorunu mu Çözülüyor, PKK mi Tasfiye Ediliyor?
2025-10-14Rojava’nın İdari ve Güvenlik Statüsüne Dair Mutabakat Taslağı
2025-10-12Peki, ya sonra? (*)
2025-09-29Büyük hırsızların “cumhuriyeti” veya sefaletin ekonomi politiği…
2025-08-30Solun Köklü Yanlışı: İşçi Sınıfı Merkezli Bakış ve Gelenek'in Gölgesi
2025-08-24Barzani Enfalı (**)
2025-08-08Bayram Bozyel: Silahsızlandırma Süreci Kürt Halkının Ulusal Haklarının Tanınmasıyla Tamamlanmalıdır
2025-08-08Sendikalara dair söylem ve gerçek!
2025-07-31Yeniden İnşa Sürecinde Nesneye Dönüşen Siyaset Kurumu
2025-07-31Dersim Soykırımının edebiyata yansıması
2025-07-301968 Kuşağı ve Kürt Legal Siyasal Hareketinin Doğuşu
2025-07-30Suriye Pratiğinde İslam, Demokrasi ile Sınavda
2025-07-29Otoriteryanizm Olarak İslam
2025-07-24Dersim Soykırımı Ve Gerçekler