Türkçe | Kurdî    yazarlar
Diasporada Kürt Toplumu ve Örgütlenmesine Dair... (4)

2026-07-07

Bekir Topgider

4. Bölüm

Suriye'de yaşanan iç savaş ve DAIŞ'in (IŞİD) Şengal'de Êzidî Kürtlere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, yüz binlerce Kürdün ata topraklarını terk etmek zorunda kalmasına yol açtı. Göç eden bu kitlenin önemli bir bölümü Avrupa ülkelerine yöneldi. Bu gelişmeler, Avrupa'daki Kürt nüfusunda dikkat çekici bir artışa neden oldu.

Geçmişte Almanya'da yaklaşık 1 milyon olarak ifade edilen Kürt nüfusunun bugün 1,5 milyona ulaştığı tahmin edilmektedir. Benzer bir artış diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandı. Günümüzde Avrupa'da yaşayan Kürtlerin toplam sayısının yaklaşık 3 milyona ulaştığı öngörülmektedir.

Diasporadaki bu nüfus artışı, doğal olarak Kürt toplumunun örgütlenme düzeyine de yansımıştır. Geçmişten bugüne çok sayıda Kürt kurum, dernek ve federasyon kurulmuş; bunlar sosyal, kültürel ve siyasal alanlarda faaliyet yürütmüştür.

PKK ve ona yakın örgütlenmeleri bir kenara bırakırsak, son yıllarda Konfederasyona Rewanda Kurdistanî, Encümena Hemahengî ve DIAKURD Konfederasyonu gibi çatı yapılar kuruldu. Bunun yanında, bu oluşumların dışında kalan ve bağımsız olarak faaliyet gösteren çok sayıda Kürt kurum ve derneği de bulunmaktadır.

Diasporada faaliyet gösteren federasyonlardan KOMKAR ile FKK Sweden, Konfederasyona Rewanda Kurdistanî'nin kuruluş kongresine katılmış ve bu konfederasyonun üyesi olmuşlardır. Bunların yanı sıra, Avrupa'nın çeşitli ülkeleri ile eski Sovyetler Birliği coğrafyasında faaliyet gösteren yaklaşık yirmi federasyon da Rewanda Kurdistanî bünyesinde yer almaktadır.

Yanlış hatırlamıyorsam, Konfederasyona Rewanda Kurdistanî ile DIAKURD Konfederasyonu'nun kuruluş süreçleri aynı döneme denk gelmektedir. Kısa bir süre sonra ise Encümena Hemahengî kurulmuştur. Bu çatı örgütlerinin ortaya çıkışındaki temel amaç; Avrupa diasporasında yaşayan Kürtlerin ortak sorunlarına çözüm üretmek, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve Kürdistan'ın dört parçasındaki ulusal mücadeleye destek sunmaktır.

Her ne kadar bu üç çatı örgütünün bazı konularda farklı görüş ve yaklaşımları bulunsa da, temel hedef ve amaçlarının büyük ölçüde ortak olduğu söylenebilir. Aynı durum, bağımsız olarak faaliyet yürüten birçok Kürt kurum ve derneği için de geçerlidir.

Son dönemde diaspora Kürtleri arasında sıkça dile getirilen önemli bir talep bulunmaktadır: Farklı örgüt ve kurumlar neden ortak bir platformda buluşup birlikte hareket etmiyor? Bu talebin haklı ve yerinde olduğu kanaatindeyim.

Çünkü farklı örgütlenmelerin varlığı, insan kaynağının, maddi imkânların ve toplumsal enerjinin dağılmasına neden olmaktadır. Oysa bu potansiyelin ortak bir çatı altında değerlendirilmesi, hem daha güçlü bir kurumsal yapı oluşturacak hem de uluslararası kurumlar, hükümetler ve siyasi partiler nezdinde Kürt diasporasının temsil gücünü artıracaktır. Parçalı bir yapı, muhataplık konusunda çeşitli dezavantajlar yaratırken; ortak hareket eden, koordineli ve kapsayıcı bir örgütlenme modeli Kürt diasporasının etkinliğini önemli ölçüde güçlendirebilir.

Elbette böylesi bir birliktelik, mevcut örgütlerin kendi kimliklerinden veya çalışma alanlarından vazgeçmeleri anlamına gelmemektedir. Tam tersine, farklı yapıların kendi özgünlüklerini koruyarak ortak hedefler etrafında iş birliği yapmaları, hem diasporadaki Kürt toplumunun çıkarlarına hem de Kürt ulusal davasını güçlenmesine önemli katkılar sunacaktır.

 

MAKALELER