

2026-06-20
Bekir Topgider.
Kuzey Kürdistan'da ulusal birlik ya da ulusal cephe fikri uzun yıllardır tartışılmaktadır. Bu tartışmaların sürekli tekrar edilmesi, toplumun bir kesiminde yorgunluk ve bıkkınlık duygusu yaratmış olsa da, mevcut siyasal koşullar değerlendirildiğinde ulusal cephe ve birlik anlayışının dışında başka da gerçekçi bir alternatifin bulunmadığını düşünüyorum.
Yaşanan gelişmeler göstermektedir ki ulusal birlik meselesi hâlâ tüm aciliyetiyle güncelliğini korumakta ve önemini her geçen gün artırmaktadır.
Öncelikle şu gerçeğin altını çizmek gerekir: Kürdistan meselesi yalnızca uluslararası sömürge meselesi değildir, aynı zamanda tarihsel, siyasal ve toplumsal boyutları olan son derece ağır ve karmaşık bir meseledir. Böylesine kapsamlı bir sorunun çözümünün yalnızca tek bir siyasi partinin sorumluluğu ya da kapasitesi içinde değerlendirilemeyeceği açıktır. Tam tersine, bu sorun tüm ulusal dinamiklerin ortak iradesini ve eşgüdümünü gerekli kılmaktadır.
Bu nedenle, farklı siyasal partileri, sivil toplum yapılarını, aydınları ve toplumsal dinamikleri ortak bir hedef etrafında buluşturabilecek ulusal bir cepheye ya da benzer nitelikte kapsayıcı bir ulusal birlik anlayışına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bugünün siyasal koşulları, bu ihtiyacın artık bir tercih olmaktan çıkıp tarihsel bir zorunluluk haline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ulusal cephe fikri, farklı görüş ve yaklaşımları ortadan kaldırmayı değil; ortak ulusal çıkarlar doğrultusunda asgari müştereklerde buluşmayı hedeflemelidir. Farklılıkların korunarak ortak hedeflerde birleşilmesi, hem ulusal iradenin güçlenmesini sağlayacak hem de karşı karşıya olunan tarihsel ve siyasal sorunlara daha etkili çözümler üretilmesinin önünü açacaktır.
Bu çerçevede, 14 Mart 2026 tarihinde Amed'de Kürt siyasi partileri, çeşitli örgütler ve bağımsız aydınların bir araya gelerek gerçekleştirdikleri konferans ile Kuzey Kürdistan Ulusal Birlik Girişimi'nin ilan edilmesi önemli ve umut verici bir adımdır. Bu girişim, yalnızca farklı kesimleri aynı masa etrafında buluşturması bakımından değil, aynı zamanda ulusal birlik fikrinin somut bir zemine taşınması açısından da tarihsel bir önem taşımaktadır.
Son bir buçuk yıldır Kuzey Kürdistan'da Kürtlere dayatıldığı ifade edilen entegrasyon politikaları ve yeni paradigma anlayışından rahatsız olan bütün kesimlerin şu gerçeği görmesi gerekmektedir: Güçlü, örgütlü ve ulusal duyarlılığı esas alan ortak bir yapı oluşturulmadan bu süreci göğüslemek oldukça zordur. İçinden geçilen dönemin yarattığı ve ilerleyen süreçte yaratabileceği olumsuzlukları bertaraf edebilmek, ancak ortak hareket etme iradesiyle mümkün olabilir.
Bu nedenle, yalnızca Ulusal Birlik Girişimi içinde yer alan kesimlere değil, bu girişimin dışında kalan Kürt siyasi partilerine, bağımsız siyasetçilere, aydınlara ve kanaat önderlerine de önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Tarihsel süreçler, ulusal meselelerde dar siyasal hesaplardan çok ortak sorumluluk bilinciyle hareket edilmesini zorunlu kılar. Bugün yerine getirilmeyen sorumlulukların bedeli, yarın çok daha ağır olabilir.
Kuzey Kürdistan'da ulusal cephe fikri artık yalnızca teorik bir tartışma konusu değil, giderek somutlaşan siyasal bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın başarıya ulaşması ise bütün ulusal güçlerin diyalog, uzlaşı ve ortak mücadele anlayışı etrafında buluşmasına bağlıdır. Çünkü ulusal birlik, hiçbir siyasi yapının tek başına gerçekleştirebileceği bir hedef değil; ortak irade, ortak sorumluluk ve ortak geleceğe duyulan inançla inşa edilebilecek tarihsel bir kazanım olacaktır.
MAKALELER
2026-07-19İran Rejiminin Kürt Politikası: Baskı, İdam ve Korku Siyaseti
2026-07-16Terörsüz Türkiye mi ya da sorunları yok sayan bir inkâr politikası mı?
2026-07-17İsviçre'de Kapalı Kapılar Ardındaki Bekleyiş
2026-07-07Bir Fotoğraf Karesine Sığmayan Acı…
2026-07-07Diasporada Kürt Toplumu ve Örgütlenmesine Dair... (4)
2026-07-07Demokratik Cumhuriyet mi, o da ne?
2026-07-06Baskı ile kurulan YNK-Yeni Nesil Hareketi İttifakı
2026-07-05Devletin Tabutuna Çivi Çakıp, Meclis Tutanaklarında Kaybolmak: Otonomi Yanılsaması
2026-07-05Türk’ün Hassasiyeti, Kürt’ün Haysiyeti
2026-07-03İran Rejiminin Kürtlere Saldırısı Çaresizliğin Göstergesidir
2026-07-01Kürt Diasporasının Geçmişi ve Geleceğine Dair-3
2026-06-29Gücün Ağırlığı mı, Gösterinin Gürültüsü mü?
2026-06-29Özgür basın KDP ve YNK’yi zayıflatmaz!
2026-06-28Halkın Acıları Üzerinden Kurulan Sözde “Kazanımlar”
2026-06-28Biraz Özeleştiri – Irkçılık Girişimi Kaybetti de, SVP Gerçekten Kaybetti mi?
2026-06-26Öcalan’ın Yeni Çözüm Modeli: Komün
2026-06-20Kürt Diasporasının Geçmişi ve Geleceğine Dair
2026-06-19Kürtlerin ezberi, İsrail’in yeni deneyimi: ABD’nin terk etme pratiği
2026-06-16Göçmen Kadınların Çifte Yükü
2026-06-12Kürtler Sadece Oy Deposu Değildir