

9/30/2024 1:46:35 PM
BM Genel Kurul toplantısına katılmak için gittiği ABD'de açıklama yapan İran İslam Cumhuriyeti'nin çiçeği burnunda yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pizeşkiyan, İran’ın birliğini sağlayamaması ve olayların yaşanması durumunda Kürdistan’ın kendi başına devlet olacağını, bunun önünün alınması gerektiğini söyledi.
Bence kendi açısından doğru söylüyor.
“Vilayet-i Feqî” sisteminin yaşaması, mollalar düzeninin devam etmesi için “İran’ın birliğinin” sağlanması lazım. Bunun için de bölücülere, yani Kürdler ve Beluciler başta olmak üzere ulusal hak talebinde bulunan etnik guruplara yönelik baskı ve zulüm politikası devam etmeli, 1980 yılında, Humeyni tarafından Kürdlere yönelik ilan edilen “cihat” devam etmeli, uluslararası kamuoyunda yükselen itiraz seslerine kulaklar tıkanarak siyasi idamlar sürmelidir
Ne yazık ki aralarında Kürdlerin de olduğu bir kesim, seçildikten sonra Pizekişyan’ın “reformcu kanat”tan olduğunu, Mehabad’da doğduğunu, Kürdçe bildiği, Bağdat’ta iken düzenlediği basın toplantısında Kürdçe soruya Kürdçe cevap verdiğini, KDP Başkanı Mesud Barzani ile görüşmesinde “sen de Mehabad’da doğdun ben de, ikimizin de adı Mesud dediğini” dile getirerek, O’nu abartıyorlar ve şirin göstermek istiyorlar. Pizeşkiyan’ın “Ahlak Polisi”nin kaldırılacağı yönündeki sözlerine, Hizbullah Lideri Nasrallah’ın öldürülmesinden sonra İran’ın yetiştirip beslediği Nasrallah’a sahip çıkarak İsrail’e saldırmasını bekleyenlere yönelik olarak Pizeşkiyan, “İran’ı bataklığa çekmek isteyenler var” mealinde açıklamalarına atıfta bulunuyorlar.
Elbette bu açıklamalar önemlidir. Pizeşkiyan döneminde Sünni bir Kürdün Doğu Kürdistan’ın Sine vilayetine vali olarak atanması, devletin bazı kurumlarının başına Sünnilerin getirilmesi ve bazı bakanların Sünnilerden seçilmesi, Vilayet-i Feqî sisteminde yaşanmayan gelişmelerdir ve dikkate alınmalıdır.
Bununla birlikte İran’ın uluslararası arenada giderek yanlızlaştığı, ABD ile ilişkilerinin daha da bozulduğu, HAMAS-İsrail çatışmasının şiddetlenmesiyle, İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırılarının artırmasıyla oluşan ortamda kendini güvende hissetmediği de bir gerçektir ve gözönünde bulundurulmalıdır.
Pizeşkiyan, yukarıdaki açıklamasında itiraf ettiği gibi, Kürdlerin ulusal özgürlüklerine kavuşmasını, devletlerini kurmasını, diğer sömürgeciler gibi bir varlık-yokluk sorunu olarak görmeye devam ediyor. Diğer muhalif kesimlere seslenerek, İran’ın birliğini korumak için Kürdlerin devletleşmesinin önlenmesi gerektiği söylüyor.
Pizeşkiyan bu mesajını sadece kendi ülkesine vermiyor. Aynı zamanda diğer sömürgeci devletlere de veriyor. “Kürdlerin devletleşmesini önlemeliyiz, bunun için işbirliği yapmalıyız, İran’ın birliğinin sağlanması için bize yardım etmelisiniz” diyor. Gerçek Pizeşkiyan’ın, makyajsız Pizeşkiyan’ın portresini çiziyor.
Pizeşkiyan’ın niteliğini ve amacını bazı şirinlikleri, gönlümüzü hoş eden açıklamaları değil, ABD’deki söylemi ortaya koyuyor.
Şehid Dr. Qasımlo, sık-sık Kürdistan’ın parçalı yapısının doğal sonucu olarak silahlı mücadele yürüten gurupların herhangi bir sömürgeci devletle ilişki kurabileceğini söylüyor ve şöyle devam ediyordu: “Bazı ülkeler çıkarları için geçici olarak bize yardım edebilirler, ama unutmayalım ki düşman hep düşmandır.”
Kuzey Kürdistan’ın yurtsever, demokrat siyasi yapıları, aydınları ve şahsiyetleri olarak Şehid Qasımlo’nun belirlemesini kulağımızı küpe yapmalıyız.
Bazı kısmi değişiklikleri önemseyerek, mücadelemize yapacağı katkıyı görmezden gelmeyerek, yüzümüze gülse de düşmanın hep düşman olduğunu hiç bir zaman unutmamalıyız.
30 Eylül 2024
MAKALELER
2026-07-26Ziya Gökalp'in Yeni Şubesi ve Tarihin En Kapkara Şakası
2026-07-26Tuğçe Tatari ve “iliştirilmiş gazetecilik”
2026-07-24Eleştirilere ve Trol Saldırılarına Dair
2026-07-23Lozan'ın Gölgesinde Bir Asır, Kan ve Gözyaşı
2026-07-23İran’la Neden Barış Olmaz
2026-07-23Kürdün Evi Yanıyor, Öcalan Yumurtasını Pişirmenin Derdinde
2026-07-23İmralı'dan Geriye Kalan İki Mesaj
2026-06-20Kuzey Kürdistan'da Tek Seçenek:Ulusal Cephedir.
2026-07-19İran Rejiminin Kürt Politikası: Baskı, İdam ve Korku Siyaseti
2026-07-16Terörsüz Türkiye mi ya da sorunları yok sayan bir inkâr politikası mı?
2026-07-17İsviçre'de Kapalı Kapılar Ardındaki Bekleyiş
2026-07-07Bir Fotoğraf Karesine Sığmayan Acı…
2026-07-07Diasporada Kürt Toplumu ve Örgütlenmesine Dair... (4)
2026-07-07Demokratik Cumhuriyet mi, o da ne?
2026-07-06Baskı ile kurulan YNK-Yeni Nesil Hareketi İttifakı
2026-07-05Devletin Tabutuna Çivi Çakıp, Meclis Tutanaklarında Kaybolmak: Otonomi Yanılsaması
2026-07-05Türk’ün Hassasiyeti, Kürt’ün Haysiyeti
2026-07-03İran Rejiminin Kürtlere Saldırısı Çaresizliğin Göstergesidir
2026-07-01Kürt Diasporasının Geçmişi ve Geleceğine Dair-3
2026-06-29Gücün Ağırlığı mı, Gösterinin Gürültüsü mü?