

2026-06-29
Murat Sevinç
Memleketin ‘hukuk pratiği sözlüğüne’ son olarak ‘NATO öncesi tutuklamaları’ ifadesi eklendi. Ankara bir süredir adı konulmamış bir olağanüstü hâl yaşıyor. Basından takip ediyorsunuzdur, her yeri asfaltlayıp boyuyor, ahalinin ve şehrin ayıplarını kapatıyorlar. Epstein dosyalarında adı geçen er kişiler şehrin ve biz fânilerin kirini pasını görmesin diye. Muhtemelen NATO toplantılarının yapıldığı başkaca ülkelerde de alınan güvenlik önlemleri, yasaklar vs.
Birkaç gündür basında ve kamuoyunda ‘NATO öncesi tutuklamaları’ olarak adlandırılan gözaltı ve tutuklamalar ise bağımsız yargımızın ‘ön alıcı’ bir tutumu, anladığım kadarıyla. ‘Ne olur ne olmaz’ gözaltıları. Ancak, bu benim cümlem, CMK’de yazmıyor ve böyle bir varsayım bir soruşturmanın ciddiyetiyle bağdaşmaz kuşkusuz. Yaşını başını almış onca insan gözaltına alındıysa, bunun hukukun genel ilkelerine, Anayasa ve ilgili yasalara uygun, Anayasa’nın ikinci maddesinde yer alan ‘hukuk devleti’ ilkesiyle uyumlu gerekçeleri olmalı. Öyle ya.
Evet, iki gün önce, aralarında kimi TEMA Vakfı gönüllülerinin, akademisyen, gazeteci, hak savunucusu ve avukatların olduğu çok sayıda yurttaş gözaltına alındı. 24 saat ne olduğunu öğrenemedik. Rivayetler muhtelifti ve göz açıp kapayıncaya dek tutuklamalar geldi. Bu arada, Cumhuriyet’te Barış Terkoğlu dün ‘Maocu teyzeler örgütü!‘ başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Terkoğlu’nun aktardığına göre TEMA Vakfı gönüllüleri, hemen tümü emekli kadınlardan oluşan bir otobüs insan, Nallıhan Kuş Cenneti’ne yaptıkları geziden dönerken mola yerinde maden işçileriyle karşılaşmış, yanlarına gitmelerine izin verilmemiş ve yol boyu üç kez kimlik kontrolü yapılmış. Birkaç gün sonra emniyetten birileri yolcuların oturduğu apartmanlara gidip adres tespiti yapmış. Ardından, gözaltılar. Terkoğlu’nun ‘TEMA’cı teyzeler’ dediği ve içlerinde bürokraside görev yapmışların, Tuğba Kiper gibi kıdemli mühendislerin de olduğu gezi grubuna sorulan birkaç soru şöyle: “Herhangi bir sendika, parti, dernek üyeliğiniz var mı”, “Daha önce hakkınızda adli işlem yapıldı mı”, “TKP/ML ile bağlantınız nedir, örgütle nasıl tanıştınız”, “Örgütün yapılanması hakkında bildiklerinizi anlatınız”, “Örgüt içinde kod isim kullandınız mı”, “Örgüt size silahlı/ silahsız eğitim verdi mi?”…
Bu yazı yayınlanana dek rakam değişebilir, Medyascope’un haberine göre şimdiye dek 103 kişi ‘terör örgütü üyeliği’ iddiasıyla tutuklanmış, fakat savcılığın sevk yazısında bu kanaate nasıl varıldığına dair bir bilgi verilmemiş: “Savcılık, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletinin terörle anılan bir ülke olması gayreti içerisinde’ oldukları ifadesiyle sevk yazısı yazdı.” Bu ‘cümle’ hakkında memleketin her aklı başında insanının aynı şeyi düşündüğünden kuşku duymuyorum.
Tutuklananlardan ikisini tanıyorum. Arkadaşlarım.
Yıldız Tar, Boğaziçi Üniversitesi’nden öğrencim. Birinci sınıfta en ön sırada oturuyordu. Ben, öğrencim Yıldız’ın ‘istediği gibi yaşamak’ için verdiği mücadeleye, ödediği bedele, onun kararlığına, inadına, cesaretine ve iyi niyetine tanığım. Son derece iyi kalpli, dirençli, pırıl pırıl bir insan ve gazetecidir. Kaos GL’de gazetecilik ve hak savunuculuğu yapıyor. Geçen yıl da birkaç ay tutuklu kaldı. Yılacak, direncini kaybedecek biri değil Yıldız.
Emel Memiş ise aynı fakültede, Mülkiye’de birlikte çalıştığım biricik arkadaşımız, meslektaşımız. Nesini anlatayım ki Emel’in… Kadın istihdamı, yoksulluk, ücret eşitsizlikleri üzerine yapılan onca ulusal ve uluslararası çalışma, ulusal ve uluslararası ödüller, onca tez yönetimi, üstlendiği onca kamusal görev, hocalık… Biz 2017’de atıldığımızda Kampüs girişindeki cüppe protestosu ardından birkaç saatliğine gözaltına alınmıştı Emel, bize destek olduğu, atılmamıza karşı çıktığı için. Hep yanımızda oldu. Dün tutuklandı. Adını bildiğinden dahi emin olmadığım bir örgütle ilgili soruların ardından. Şöyle demiş ifadesinde: “Benim TKP/ML terör örgütü veya başkaca terör örgütleri ile herhangi bir bağlantım yoktur. Ben bir bilim insanıyım. Devletim, milletim için çalışan bir insanım. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, SBB ve AK Parti Kadın Kolları’ndan 350’nin üzerinde kamu görevlisine bütçeleme ve yaşlılık konularında eğitimler verdim. Bu ithamların hepsi asılsızdır. Bunlar benim için çok ağır suçlamalardır.”
Diken
POLITIKA
2026-06-29TEMA gönüllüleri nasıl suçlu oldu?
2026-06-242016'da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP'nin rolü
2026-06-24Xaltîka Sosê’nin komün ile imtihanı
2026-06-19Barış inşası ve demokratikleşme
2026-06-19TÜSİAD’dan al haberi
2026-06-18“Demokrasi olmadan barış olmaz”
2026-06-06PSK: Burjuva Kibrini Ve Şovenizmi Reddediyoruz!
2026-06-04Bay Kemal'in Kemal Bey, Öcalan'ın kurucu önder olmasının hikmeti
2026-06-04Hassan Zadeh, İran'da riskler ve fırsatlar konusunda Kürtleri uyarıyor
2026-06-03PSK: Kuşatma Çemberini Gücümüzü Birleştirerek kırabiliriz
2026-06-01Ezidî Dernek ve Kurumlarının Ortak Açıklaması
2026-05-27Bayram Bozyel: Halkımızın Kurban Bayramı Kutlu Olsun
2026-05-23PSK: CHP’ye Yönelik Mutlak Butlan Kararı Yargının Siyasete Açık Müdahalesidir
2026-05-11Bozyel: “Kürt halkına umut olacak kalıcı, kapsayıcı ve kurumsal bir ulusal birlik mekanizması oluşturmayı hedefliyoruz”
2026-05-11Devlet nefreti, devlet şiddeti!
2026-05-07Bayram Bozyel: “Kürt halkına umut olacak kalıcı, kapsayıcı ve kurumsal bir ulusal birlik mekanizması oluşturmayı hedefliyoruz”
2026-05-05Barış İçin Aidiyet mi Yoksa Pazarlık mı?
2026-05-04PSK:Dersim Tertelesi’ni Unutmadık!
2026-04-03PSK: Amedspor’u kutluyoruz
2026-04-30PSK: Yaşasın 1 Mayıs: Emek, Özgürlük ve dayanışma Bayramı