Türkçe | Kurdî    yazarlar
Zeynep’i hayattan koparan nefretiniz ve sistematik şiddetinizdir

2026-03-02

Kick yayıncısı trans kadın Zeynep (akaZeynep), maruz bırakıldığı sistematik engeller, kurumsal şiddet ve nefret politikaları sonucunda 28 Şubat’ta hayatını sonlandırdı.

Zeynep’in intihara sürüklenmesi ile açıklama yapan 15 LGBTİ+ derneği “biliyoruz ki bu bir ‘intihar’ değil; Zeynep, trans kimliği nedeniyle önüne örülen duvarlar yüzünden ‘hayattan koparılmıştır,’” dedi.

“Kurumsal sabotaj zinciri”

Derneklerin açıklaması özetle şöyle:

“Zeynep’in hikâyesi sadece bir istatistik değildir. Son sosyal medya hikâye paylaşımında kendi sözleriyle ifade ettiği üzere o, ‘mutluymuş, iyiymiş gibi rol yapmaktan yorulan’, kalbi nezaketle dolu, çevresine zarar vermeyen, hayalleri olan genç bir kadındı. Kendi kelimeleriyle; ülkenin siyasi iklimi, ekonomik buhranı ve bitmek bilmeyen engelleri arasında nefessiz bırakıldı. Zeynep’i ölüme sürükleyen süreç, tıp etiğini ve hukuku hiçe sayan bir kurumsal sabotaj zinciridir.

“Zeynep, devletin zorunlu kıldığı tüm tıbbi ve bürokratik aşamaları tamamlamış, iki yıl süren psikiyatrik takip sonucunda resmi tanısına kavuşmuştu. Ancak Akdeniz Üniversitesi’ndeki bazı doktorlar, tıp etiğini hiçe sayarak, ‘Ergenlikte olur böyle şeyler’ gibi önyargılı ifadelerle süreci kasten sabote etmiştir. Bu tutum, transların sağlık hakkını tıbbi raporlara hapseden sistemin, o raporlar alındığında dahi hakkı teslim etmediğinin açık bir kanıtıdır. Zeynep’in ve tüm transların yaşama hakkı, tıbbi bir onaya veya rapora bağlı değildir; bu hak, insan onuruna ve varoluşuna dayanan devredilemez bir haktır. Zeynep’e yaşatılanlar, bir bürokratik hata değil, trans varoluşunu imkânsız kılmayı hedefleyen sistematik bir saldırıdır.

“Kamuoyuna ve karar alıcılara sesleniyoruz: Trans cinayetleri ve intiharları politiktir; bu nedenle Zeynep’i ölüme sürükleyen süreçteki her bir aktör, tıp etiğini hiçe sayan doktorlardan anayasal sağlık hakkını engelleyen Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) yetkililerine kadar tek tek tespit edilmeli ve yargı önünde hesap vermelidir. Bilimsel ve hukuki dayanaktan yoksun olan 21 yaş kısıtlaması derhal kaldırılmalı; hekimlerin tıbbi karar verme yetkisini ve hastanın ilaca erişimini imkansız kılan e-reçete ile MEDULA sistemindeki teknik blokajlara derhal son verilmelidir. Cinsiyet uyum süreci; cerrahi zorunluluk gibi insan hakları ihlallerinden arındırılarak öz-belirlenim ilkesine ve beden özerkliğine dayanmalı, devlet transların hayatını zorlaştıran bir bariyer değil, haklarını güvence altına alan bir mekanizma olmalıdır.

“Zeynep’in son mesajında dediği gibi, karşımıza her seferinde daha büyük bir engel çıkardınız; ancak biz LGBTİ+ örgütleri ve trans topluluğu olarak ne yasımızı tutmaktan ne de adaleti aramaktan vazgeçecek, Zeynep’in yarım kalan hayallerini özgürce yaşayabildiğimiz bir Türkiye mücadelesinde dayanışmamızla yaşatacağız.”

İmzacı dernekler:

20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Muamma LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, 17 Mayıs Derneği Özgür Renkler Derneği, ÜniKuir Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Mersin 7 Renk LGBTİ+ Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Genç LGBTİ+ Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Derneği.

Bianet

TÜRKIYE