

2026-08-02
Newroz kutlamasına katıldığı ve Kürtçe şarkı eşliğinde halay çektiği için 4 aydır tutuklu bulunan E.Y.’nin avukatı Berivan Barin, dosyasının hala duruşma aşamasına gelmediğini belirtti.
İstanbul Yenikapı alanında kutlanan 22 Mart Newrozu’ndan bir gün sonra çok sayıda eve düzenlenen baskınlarda biri çocuk olmak üzere 19 kişi gözaltına alındı. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklanan 19 kişiden 10’u tensiple serbest bırakılırken, çocuk yaştaki E.Y.’nin ise dosyası ayrıldı.
Yöresel elbise suç sayıldı
Tutuklu bulunan 8 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul Adliyesi 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 22 Eylül’de görülecek. Hazırlanan iddianamede, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafını taşımak, yöresel elbise giymek, slogan atmak, Newroz alanında bulunmak ve Kürtçe şarkı söylemek suç olarak lanse edilerek, tüm yargılananlar hakkında ceza talebinde bulunuldu.
Tek iddia halay çekmek
Öte yandan dosyası ayırılan E.Y.’nin tutukluluğunun üzerinden 4 ay geçmesine rağmen duruşma tarihi belirlenmedi. 24 Haziran’da E.Y. hakkında hazırlanan iddianamede, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Başakşehir İlçe Örgütü’nde 19 Mart’ta düzenlenen Newroz etkinliğine katıldığı belirtilerek, “Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çektiği” gerekçesiyle “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla ceza istendi. Ancak hazırlanan iddianame İstanbul Adliyesi tarafından olayın yaşandığı yerin Başakşehir olduğu ve bu yüzden dosyanın Küçükçekmece Adliyesi’nde görülmesi gerektiği belirtilerek, yetkisizlik kararı verildi.
"Kürtçe şarkı propaganda sayıldı"
Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre E.Y.’nin avukatı Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Berivan Barin, müvekkilinin 16 yaşında olduğunu ve 4 ay geçmesine rağmen dosyasının mahkeme aşamasına gelmediğini belirterek, çocuğun üstün yararının korunması gerektiğini vurguladı. Berivan Barin, Newroz’da tutuklanan yetişkinlerin duruşmasının 22 Eylül’de görüleceğini, aynı dosya kapsamında yargılanan E.Y.’nin ise durumunun belirsiz olduğunu söyledi. Berivan Barin, sözlerine şöyle devam etti:
“İddianameleri incelediğimizde dikkat çeken husus, müvekkillerimize yöneltilen suçlamaların büyük ölçüde Newroz alanındaki pankartlar, sloganlar, şarkılar ve konuşmalar üzerinden kurulmuş olmasıdır. Bir müvekkil hakkında Abdullah Öcalan'ın posterini taşıdığı iddia ediliyor. Bir başka müvekkil hakkında üzerindeki kıyafet nedeniyle propaganda yaptığı ileri sürülüyor. Başka bir müvekkilin omuzunda örgütle ilişkilendirilen bir bayrak taşıdığı iddia ediliyor. Bir müvekkil yönünden yalnızca örgütü simgelediği öne sürülen bir yazmanın taşıdığı iddiası bulunuyor. Çocuk hakkında ise Başakşehir'deki Newroz etkinliğinde ‘Kürtçe şarkılar söylediği’ iddiasıyla propaganda suçlaması yöneltilmiş durumda."
"Henüz 16 yaşında"
Dosyada somut delillerin olmadığını vurgulayan Berivan Barin, şunlaru söyledi:
“Ceza yargılamasında her iddianın somut, kesin ve hukuka uygun delillerle ispat edilmesi gerekiyor. Ceza hukukunda yorumla, varsayımla veya kişinin kimliği üzerinden mahkûmiyet kurulamaz. Her müvekkilin eylemi ayrı ayrı değerlendirilmeli, deliller mahkeme huzurunda tartışılmalı ve suçun bütün unsurlarının oluşup oluşmadığı hukuka uygun biçimde incelenmelidir. Özellikle çocuk müvekkilimiz bakımından ayrıca hassas davranılması gerektiğini düşünüyoruz. Çocuk adalet sisteminin amacı cezalandırmak değil, çocuğun üstün yararını korumaktır. Henüz 16 yaşındaki bir çocuğun özgürlüğünden mahrum bırakılması ve dosyasının hâlâ duruşma aşamasına gelememiş olması, çocuk hakları bakımından da üzerinde durulması gereken bir konudur."
"Hukuk uygulansın"
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin de devam ettiğini anımsatan Berivan Barin, şu ifadeleri kullandı:
“Böylesi bir dönemde Newroz dosyalarının nasıl sonuçlanacağı yalnızca bu dosyalardaki yargılananlar açısından değil, hukuk devleti açısından da önemli bir gösterge olacaktır. Müvekkilimizin duruşması, 22 Eylül'de İstanbul Adliyesi 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma görülecek. Biz mahkemeden herhangi bir ayrıcalık istemiyoruz. Talebimiz yalnızca hukukun uygulanmasıdır. Anayasa'nın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ve ceza muhakemesinin temel ilkelerinin eksiksiz uygulanmasını; dosyaların siyasi tartışmaların değil, somut delillerin ışığında değerlendirilmesini bekliyoruz. Çünkü adalet, herkes için ve her koşulda hukuk kurallarına bağlı kalındığında anlamını bulur."
Bianet
TÜRKIYE
2026-08-02Cezaevindeki 14. gününde ölüm haberi geldi
2026-08-01Beyin kanaması geçiren hasta mahpusa su bile verilmedi
2026-07-30"En az 720 bin çocuk işçileştirildi, 2 milyona yakını eğitim dışında kaldı"
2026-07-28Kürtçe müzik dinleyen genç 'propaganda’dan tutuklandı
2026-07-25Kocaeli’de Kürtçe stand-up gösterisine bürokrasi engeli
2026-07-14İSİG: Haziran’da 6’sı çocuk 228 işçi yaşamını yitirdi
2026-07-06FİSA’dan Türkiye raporu: 5 ayda 303 çocuk hayatını kaybetti
2026-06-29Polis hangi örgüte üye olduğunu biliyor, sen henüz bilmiyorsun
2026-06-29'Dövüldük, soyulduk, kar fırtınasında bırakıldık'
2026-06-18Sivas Katliamı dosyası AİHM’de
2026-06-04Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı:
2026-05-11İran’lı Bir Misafir Hk….
2026-05-05Sevilay Çelenk: Bir pedofilin lafıyla Güran ailesinden üç kişi ağır ceza aldı
2026-05-03Gülistan Doku ve İBB için aynı müfettiş
2026-04-26Gülistan’ın çığlığını örten, Yusuf Tarık’ı paranteze alan el
2026-04-26İstinaf’ın gerekçesi ‘toplumsal hassasiyet’ |
2026-04-06Göz göre göre öldürülüyoruz
2026-04-06128 isimden “Narin Davası’nda hukuksuzluğa dur de” bildirisi
2026-03-30Yine tarikat yine kadın müritlere cinsel saldırı!
2026-03-29HAK-PAR, PSK ve PWK Kürdistan Şehitlerini Andılar.