

2026-01-12
BASINA VE KAMUOYUNA
11 Ocak 2026 tarihinde toplanan Kürdistan Sosyalist Partisi(PSK) Parti Meclisi Ortadoğu, Kürdistan ve Türkiye’deki siyasal gelişmeleri değerlendirmiş, önümüzdeki dönemde izleyeceği bir yol haritası hazırlayarak aşağıdaki sonuç bildirisini basına ve kamuoyuna paylaşmayı uygun görmüştür.
Bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler Ortadoğu’da 100 yıl önce Kürt karşıtlığı üzerine kurulan sistemin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bölge ülkelerindeki çağdışı, tekçi, inkarcı rejimler varlıklarını sürdürmek için her türlü şiddet, baskı ve katliamlara başvurmaktadırlar.
Halep’te Kürtlere yapılan katliamı kınıyoruz
Suriye’de Baas rejiminin yıkılmasından sonra Şam’da kontrolü ele geçiren IŞİD artığı cihadist güçler geçen yıl Alevi ve Dürzi’lere karşı gerçekleştirdikleri katliamların ardından bu kez Halep’te Şeyh Meksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtlere karşı vahşi yöntemlere başvurmuştur. Ağır silah, top ve tanklarla yapılan saldırılarda Halep’teki Kürt mahallelerinde yüzlerce sivil, kadın çocuk katledilmiş, 200 binden fazla Kürt yerlerinden çıkartılarak göçe zorlanmıştır. Halep’te yaşayan Kürtlere yapılanlar gerçek anlamda bir soykırımdır ve insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Halkımıza karşı gerçekleştirilen insanlık dışı uygulamaları şiddetle kınıyoruz.
Öte yandan Halep’te Kürtlere karşı girişilen katliama karşı uluslararası güçlerin sergilediği sessizlik tam anlamıyla utanç vericidir. Türkiye ise izlediği politikayla Halep’teki sivil Kürtlere yapılan saldırı için Şam’daki cihadist yönetimi teşvik edip cesaretlendirmiştir. Biz, Kürt karşıtı bu tutumu şiddetle mahkum ediyoruz.
Bütün bu gelişmelerin gösterdiği gerçek şudur; Suriye’de Kürtler, Aleviler, Dürziler, Hıristiyanlar olmak üzere bütün etnik ve dini kesimleri kapsayan çoğulcu, demokratik, federal bir sistem kurulmadan bu ülkede barış ve istikrarın inşası mümkün değildir.
Suriye’de kapsayıcı, çoğulcu, demokratik bir sistemin kuruması için uluslararası kurumlara ve Suriye’de etkili ülkelere görev düşmektedir.
Rojava’da Kürtlerin özgürlüğe ve siyasi statüye kavuşması için buradaki Kürt tarafların birlik halinde ve ortak bir strateji etrafında hareket etmeleri son derece önemlidir.
İran haklarının özgürlük talebi meşrudur, destekliyoruz
Son dönemde halkın sokaklara çıktığı İran bir kez daha çalkalanmaktadır. 2022 yılındaki Kürt kızı Jina Emini direnişi ardından, İran hakları başta Doğu Kürdistan olmak üzere İran’ın dört tarafında baskı, yoksulluk ve idamlara karşı meydanlara çıkmış bulunmaktadır. İran halklarının özgürlük, demokrasi ve adalet uğrundaki meşru taleplerine çağdışı rejim katliam ve idamlarla cevap vermektedir. Daha şimdiden devlet güçlerinin katlettiği sivil sayısı bine yaklaşmış, on binlerce kişi gözaltına alınmıştır.
Sivil halka karşı başvurulan katliamlar mevcut rejimin çaresizliğini göstermektedir. Ülkenin kaynaklarını savaş ve silaha ayıran, halkı yoksulluğa mahkûm ederek onun özgürlük taleplerini idamlarla bastıran İran’daki çağdışı rejim miadını doldurmuştur.
Biz Doğu Kürt halkımızın ve İran’da yaşayan bütün halkların özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam uğrundaki haklı mücadelelerine tam destek veriyoruz. Dünyadaki demokrasi, barış ve adaletten yana olan bütün güçleri İran’daki haklı ve onurlu mücadeleye destek vermeye çalışıyoruz.
Türkiye Kürt karşıtı politikasını terk etmelidir
Türkiye’ de ise Kürt karşıtlığı üzerine kurulu şiddet ve çözümsüzlük anlayışı hala devam etmektedir. Bölgedeki gelişmelerin etkisiyle gündeme getirilen PKK’ye silah bıraktırma süreci belirsizliğini korumaktadır. Kürt meselesinin barışçıl ve eşitlikçi çözümü bir yana, asgari demokratik adımlar bile atılmamaktadır. Silah bırakanların dönüşü için gerekli yasal ve hukuki düzenlemeler konusunda gerekli düzenlemeler yapılmamaktadır.
Bir daha altını çizmek isteriz ki Türkiye’nin yaşadığı ekonomik, siyasal ve toplumsal bütün krizlerin temelinde Kürt meselesinde izlenen inkar ve şiddet politikası yatmaktadır. Kürt halkının ulusal demokratik haklarının gasp edildiği Türkiye’de barış, demokrasi ve istikrarın inşası mümkün değildir. Kürt meselesini şiddet ve terörle özdeşleştirmek mevcut çözümsüzlüğü daha da derinleştirir.
Yapılacak şey Kürt halkının ulus olmaktan kaynaklanan meşru haklarını tanımak ve anayasal güvence altına almaktır. Bunun için Türkiye’yi yönetenler hem içerde hem de dışarda Kürt karşıtı anlayışı bir an önce terk etmelidir.
Kürt meselesinin çözümsüzlüğü toplumsal krizleri derinleştiriyor
Öte yandan Kürt meselesinde izlenen şiddet ve savaş anlayışı Türkiye’yi görülmemiş bir ekonomik krizin içine sokmuştur. Emekliler, asgari ücretliler, engelliler en temel asgari ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Türkiye toplumunun yarısı açlık koşullarında, insan onurundan uzak bir yaşamaya mahkûm edilmiştir.
Ekonomik alandaki yoksulluk ve adaletsizlik gençlerin gelecek umudunu kırmaktadır. Türkiye’deki yokluk ve yoksulluk toplumda sosyal, kültürel ve psikolojik alanda büyük bir çözülme ve çürümeye yol açmaktadır.
Bu bağlamda Türkiye ve Kürdistan’da uyuşturucu kullanımı had safhaya ulaşmış bulunmaktadır. Uyuşturucu kullanımından dolayı binlerce insanımız yaşamını yitirmekte ya da sağlığı bozulmaktadır. Uyuşturucu kullanımı halkımıza karşı zamana yayılmış bir katliama dönüşmüş durumdadır.
Bütün siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini, yerel yönetimleri, akademi dünyasını ve ilgili kurumları geleceğimizi karartan uyuşturucu tehdidine karşı ortak tutum almaya çağırıyoruz.
Ulusal birlik yakıcılık kazanmıştır
Altını çizmek istediğimiz bir nokta şudur: Bölgesel gelişmeler Kürt meselesinin çözümünü ilk kez bu kadar dayatmış, Kürdistan’ın dört parçasının kaderini birbirine bağlamıştır. Kürt meselesinin çözümü yakıcılık kazanmıştır.
Bunun için hem her parçada Kürtlerin işbirliği ve ittifakı yakıcılık kazanmış hem de dört parça Kürdistan’da Kürt siyasi aktörlerin diyalog, dayanışma ve koordinasyonu zorunlu bir ihtiyaca dönüşmüştür.
Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) bütün bu konularda yapıcı, sorumlu, birleştirici bir rol üstlenmeyi ulusal bir görev olarak kabul etmektedir.
12.01.2026
Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK
Parti Meclisi
POLITIKA
2026-12-01Irak seçimleri sonrası Kürtlerin bölünmüşlüğü
2026-01-12Suriye: Bölünmeye doğru adım adım
2026-01-11PWK, HAK-PAR, PDK Bakur, PSK'den ortak açıklama
2026-01-09Cihatçılar ve Selefiler Colani’ye nasıl bakıyor?
2026-01-09Sözün hükmü, gücün cazibesi
2026-01-09Bayram Bozyel: Halep'te Kürtlere Yapılan Soykırım Suçudur
2026-01-06PSK: İran Halklarının Zulme Karşı Özgürlük Mücadelesine Tam Destek Veriyoruz
2026-01-06Bezwan: Ortadoğu Yeniden Kurulurken Kürtler Müşterek Bir Siyasi Vizyonda Ortaklaşmalıdır
2026-01-05Donroe Doktrini: 1945’e Suikast
2025-12-31Bozyel: 2026 Umut, Mücadele ve Birlik Yılı Olsun
2025-12-312025’te Kürt sorunu
2025-12-28PSK: Roboski’yi Unutmadık, Unutturmayacağız!
2025-12-26Salih Müslim: Türkiye'nin "PKK'liler, PYD'ye katılır" kaygısı bitmeli
2025-12-26Ortadoğu’da İsrail ve Türkiye’nin hegemonya savaşları
2025-12-26Eyüp Burç: SDG-Şam görüşmelerinde anlaşmadan ziyade anlayış söz konusu
2025-12-26Oslo Görüşmelerinde Türk Ve PKK Heyetleri Üçüncü Gözü Nasıl Bypas Ettiler?
2025-12-26Türkiye’nin Savunma Sistemi: Abartı, Sessizlik ve Siyasi Çıkmaz
2025-12-24HÜDA PAR’dan Kürt sorununa radikal çözüm önerileri
2025-12-24Galbraith: Türkiye PKK'yla savaşı 1999'da kazandı
2025-12-24Komisyonun nihai raporuna adım adım (5)