

2025-11-29
Tutuklamalar bir yılda yüzde 560 arttı!
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), 1 Eylül 2024–31 Ağustos 2025 döneminde Türkiye’de 275 dava, 430 duruşma ve bin 696 sanığı izledi. İzlemeler sonucu oluşturulan rapora göre, davalarda en yaygın suçlamalar “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” olurken tutuklu yargılananların sayısında geçen yıla göre yüzde 560’lık artış kaydedildi. Rapor, vaka örnekleri, kullanılan deliller ve Anayasa Mahkemesi kararları üzerinden basın ve ifade özgürlüğü alanındaki tehditleri ayrıntılı biçimde ortaya koydu.
Mesleki izleme programını 2018’den beri yürüten ve saha verisini Avrupa Konseyi’ne sunan MLSA’nın 2024–2025 adli yılı raporunu MLSA Dava Takip Koordinatörü Semra Pelek sundu. Sunuma göre, rapor hem nicel hem nitel yöntemlerle hazırlandı, ayrıca FreeWebTurkey ile internet sansürü takibi de dahil edildi.
Sunuma göre, 1 Eylül 2024 – 31 Ağustos 2025 izleme döneminde, 275 dava, 430 duruşma ve bin 696 sanık izlendi. 2018'den bugüne 3 bini aşkın duruşmayı izleyen MLSA raporu verileri hem mahkeme tutanakları hem de saha gözlemleriyle destekleniyor. Raporda yer alan bazı veriler şöyle:
Sanık profili ve coğrafi dağılım
"Sanık profili: yüzde 52 aktivist, yüzde 18 gazeteci, yüzde 15 öğrenci, geri kalan yüzde 15 avukat, siyasetçi, sanatçı ve diğerleri. Davaların şehir dağılımında İstanbul önde: İstanbul yüzde 52, Diyarbakır yüzde 17, Ankara yüzde 15; İzmir, Tunceli, Batman, Mersin, Antalya ve Gaziantep gibi iller ise daha düşük oranlarda yer alıyor. Bu dağılım, protestoların, haber takibinin ve gözaltıların büyük ölçüde İstanbul merkezli olduğunu gösteriyor.
Hangi mahkemelerde görüldü? Suçlamaların profili
Mahkemeler: yüzde 51 Asliye Ceza, yüzde 46 Ağır Ceza, yüzde 3 Asliye Hukuk.
En yaygın suçlamalar (oranlar):
Örgüt üyeliği / örgüt üyesi olmak: 102 dava - yüzde 31,5
Örgüt propagandası: 59 dava - yüzde 18,2
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet: 42 dava - yüzde 13
Kamu görevlisine hakaret: 35 dava - yüzde 10,8
Cumhurbaşkanına hakaret: 27 dava - yüzde 8,3
TCK 301 (Devleti aşağılama): 21 dava - yüzde 6,5
TCK 216 (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik): 19 dava - yüzde 5,9
TCK 217/A (Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma): 13 dava - yüzde 4
TMK 6/1 (Terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef göstermek): 6 dava - yüzde 1,9
Rapor, protesto hakkının doğrudan kriminalize edildiğini ve 2911 kapsamında açılan davaların barışçıl eylemlere katılan aktivist, öğrenci ve bu eylemleri takip eden gazetecileri hedeflediğini vurguluyor."
Raporda bazı davalar ise şöyle yer aldı:
Saraçhane Gazeteciler Davası
"24 Mart 2025’te yaklaşık 200 kişinin evine baskın yapıldı; aralarında gazeteciler Yasin Akgül, Bülent Kılıç ve Zeynep Kuray olmak üzere yedi gazeteci gözaltına alındı. Gazetecilere, çektikleri fotoğraflar delil olarak gösterildi. Tutuklanan gazeteciler ertesi gün serbest bırakıldı. 2911’e muhalefet iddiasıyla açılan davada ve 87 kişinin yargılandığı ayrı davada beraat kararları verildi.
Joakim Medin Davası
İsveçli gazeteci Joakim Medin, Onur Yürüyüşü’ndeki Cumhurbaşkanı maketi haberleri nedeniyle 27 Mart’ta İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı; 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla tutuklandı. 30 Nisan’daki duruşmada Medin’e 11 ay 20 gün hapis cezası verildi.
AYM - Hayko Bağdat Kararı
Hayko Bağdat hakkında 2018’deki bir yorum nedeniyle verilen para cezası AYM’ye taşındı. 29 Nisan 2025 tarihli AYM kararı, yorumun eleştiri niteliğinde olduğunu ve cezayı ifade özgürlüğü ihlali saydı.
Medya Haber Soruşturması ve Tutuklamalar
17 ve 24 Ocak 2025 tarihlerinde Reyhan Hacıoğlu, Rahime Karvar, Ahmet Güneş, Vedat Örüç gibi gazeteciler tutuklandı. Tutuklamalar 'örgüt üyeliği' iddiasına dayanıyordu; delil olarak SGK kayıtları, telefon görüşmeleri ve haber takibi gösterildi. AYM kararlarına atıfla rapor, telif ücreti veya yayın politikalarının suç delili sayılamayacağına dikkat çekiyor.
HDK Soruşturması ve Propaganda Davaları
18 Şubat’ta çok sayıda kişi gözaltına alındı; 22 Şubat’ta bazı isimler tutuklandı. Ayrıca anma ve mesleki duyurular nedeniyle 'örgüt propagandası' iddiasıyla açılan davalar, meslek örgütlerini ve baro yönetimlerini hedef aldı.
TMK 6/1 Davası (Furkan Karabay)
Gazeteci Furkan Karabay, yargı mensuplarıyla ilgili haberleri nedeniyle 'terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef göstermek' suçlamasıyla yargılanıyor; 15 Mayıs’ta gözaltına alındı ve üçüncü kez tutuklandı. İddianame düzenlendi; ilk duruşma 2 Aralık’ta görülecek"
Deliller ve soruşturma yöntemleri
Raporda, davalarda kullanılan delillerin dağılımına ise şöyle yer verildi:
"Haber içerikleri: Yüzde 53
Fotoğraf / görüntü: Yüzde 49
Basın açıklamaları: Yüzde 40
Sosyal medya paylaşımları: Yüzde 41
Tanık / gizli tanık beyanları: Yüzde 35
Telefon ve dijital materyaller: Yüzde 12
MLSA, gazetecilik faaliyetlerinin yaygın biçimde delil olarak kullanıldığını ve yayın politikalarının mahkemece sanık sorumluluğuna dönüştürüldüğünü belirtiyor.
Tutukluluk, kararlar ve yargılama usulleri
Bu adli yılda 66 kişi tutuklu yargılandı (Geçen yıl: 10) - artış yüzde 560.
İzlenen 275 davanın 108’i sonuçlandı. Sonuçlanan davalarda: yüzde 57 beraat, yüzde 21 mahkûmiyet (HAGB dahil), yüzde 14 karma karar, yüzde 8 dava düşmesi/reddi/kabulü.
Toplam verilen hapis cezası: 197 yıl 2 ay.
Toplam uygulanan para cezası: 95.000 TL.
Adil yargılama ihlalleri: Mahkemelerin yüzde 58’inde duruşmalar ertelendi; sadece yüzde 14’ünde esas hakkında karar verildi. Duruşmalar genelde 20–35 dakika sürdü; toplu yargılamalarda sanık sayısına rağmen sürelerin çok kısa kaldığı tespit edildi.
Basın ve ifade özgürlüğünde sistemik sorunlar
Rapor, özellikle TMK ve 2911 gibi cezai düzenlemelerin ifade ve protesto özgürlüğünü sınırlandırmak için kullanıldığını; gazeteciliğin terörle ilişkilendirilmesi, haber ve görsellerin delil sayılması ve kısa, usul odaklı duruşmalarla adil yargılanma hakkının zayıflatılması gibi eğilimleri tespit ediyor. MLSA, verilerin düzenli olarak Avrupa Konseyi’ne sunulduğunu ve izlemelerin AGİT ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun yapıldığını not ediyor."
'Yargı, Haber ve Sansür Üçgeninde Gazetecilik' başlıklı paneli
Dava Takip Programı bulgularının sunumunun ardından, MLSA Eş Direktörü Barış Altıntaş'ın moderatörlüğünde 'Yargı, Haber ve Sansür Üçgeninde Gazetecilik' başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde gazeteciler Diren Yurtsever, Ercüment Akdeniz ile görüntü yönetmeni Koray Kesik, Türkiye'deki ifade özgürlüğüne yönelik yargısal süreçlerle ilgili görüşlerini paylaştı.
T24
TÜRKIYE
2025-11-29Düzenleme değil af
2025-11-24Eski AYM raportörü Prof. Dr. Osman Can: “Yürütme yasamayı yuttu, yargı kırılganlaştı”
2025-11-22Uğur Kaymaz ve babasının öldürülmesinin üzerinden 21 yıl geçti
2025-11-22Katliam dosyasını “itinayla” kapatmak
2025-11-21Okuldan kopartıldılar, çalışırken öldüler...
2025-11-18Cocuk işçi ölümleri artıyor: İSİG verileri endişe verici
2025-11-15İHD’nin 2024 hak ihlali raporu
2025-11-15Bir ekmeğe muhtaç insanların yok oluşunu seyrettik'
2025-11-12Rıfat Bali: Varlık Vergisi toplumsal kıskançlığın yasalaşmış hâliydi
2025-11-12Küresel Organize Suç Endeksi 2025: Türkiye ilk 10’da
2025-11-08İşkence izi tedaviyle 4 saatte geçer mi
2025-11-01Sosyal yardıma muhtaç hane sayısı 4,5 milyonu geçti
2025-11-01116 kurumdan “11. Yargı Paketi”ne karşı ortak çağrı
2025-10-30Narin Güran vakası 3: Enformasyon bombasının atıldığı gün
2025-10-29Foreign Policy: Türk silahları Afrika'da şiddeti körüklüyor
2025-10-29Narin Güran vakası 2: Sessizlik ihtiyacı, sessizlik ithamı
2025-10-28Narin Güran vakası 1:Kuzuların sessizliği, kurtların gürültüsü
2025-10-26“LGBTİ+’lar bu tasarıyla, iktidar şiddetinin deneme tahtası haline getiriliyor”
2025-10-26Deniz Undav’a yönelik paylaşımlara Hakkari Barosu’ndan suç duyurusu
2025-10-14Gazetecinin şüpheli ölümü