

2026-05-23
Kadınlar çağlar boyudur çalışıyor. Tarım toplumunda ücretsiz aile işgücü
olarak çalışırken, kimse kadınlar evde ayağını uzatıp çalışmasın demiyordu.
Şimdi olan daha prestijli işlerde çalışmalarıyla aile içindeki güç dengelerinin
değişiyor olması.
Zeynep Uğur
Muhafazakar sosyal medya hesapları tarafından paylaşılan “Evde kalsın
kızlar ne olur Reis”, kadınların erkekleşmesi, çocuk istemeyişi, boşanmalar,
aile çöküşü gibi temaları işleyen, yapay zekâ destekli bir videoydu.
Genel olarak video, laik kesimde ve kadın hakları savunucularında büyük
tepki uyandırırken, muhafazakâr çevrelerde bazı kesimler tarafından
desteklenirken bazıları tarafından eleştirildi.
Video ile ilgili ilk eleştirim kadın istihdamını aşırı bulanlar varsa dahi
bu sorunun çözümünde muhatap olarak cumhurbaşkanının gösterilmesine dair. Diğer
bir ifade ile videoda kadınlar doğrudan “muhatap” alınmıyor; onlar yerine
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı yapılıyor: “Evde kalsın kızlar ne olur Reis” diye
ricada bulunuluyor. Bu tuhaf çünkü öneri kadınların kendi hayatlarını
ilgilendiriyor ama sesleniş siyasi otoriteye yapılmış. Kadınları pasif nesne
konumuna indirgeyip, karar mekanizmasını siyasi otoriteye bırakması açısından
çözüme katkı sunmayacağı neredeyse kesin.
Videonun odağı kadın istihdamı olduğu için veriler kadın istihdamı ile
ilgili bize ne söylüyor? Buradan başlayalım.
Şekil 1’de istihdam oranı verilerinde görüldüğü gibi 2005’te çalışmak
isteyen her 5 kadından biri çalışıyor iken, 2025 verilerine göre kabaca her 3
kadından biri çalışmaktadır. Bununla beraber, işgücüne katılım oranı serisinde
görüldüğü gibi her 100 kadından 36’sı da ya iş aramaktadır ve henüz iş
bulamamıştır ya da çalışmaktadır. Yani videoda da vurgulandığı gibi kadınlar iş
hayatında yıldan yıla daha çok yer almaktadır. Fakat bu rakamlar size bir
gerçeği daha söylüyor, 2025 yılı itibariyle 12 milyon kadın ya iş arıyor veya
çalışıyor, 10,7 milyon kadın da halihazırda çalışıyor. Yani bu kadar büyük bir
kitleyi ve onların tercihlerini video veya propaganda ile geri dönüştürmek
imkansız.
Şekil 2’ye baktığımızda ise 2025 yılında 21,4 milyon kadının işgücüne dahil
olmadığını görüyoruz. 15 yaş üstü kadın nüfusun 2025 yılında 33,5 milyon olduğu
verisi ile birleştirince aslında yine çok büyük bir kitle olan 22,4 milyon
kadının çalışmıyor oluşu videodaki anlatımın abartılı olduğunu gösteriyor.
Diğer bir ifade ile, her 3 kadından 2’si halihazırda zaten çalışmıyor.
Şekil 3’te Türkiye’deki kadın iş hayatına katılma oranı çeşitli müslüman
ülkelerle kıyası bulunuyor. Bu Suriye ve Irak’a ait veriler çok eski olduğu
için grafiğe dahil edilmemiştir fakat 2020 yılında Irak’ta kadın istihdam
oranının %11 Suriye’de %15 olduğunu dünya bankası veritabanından biliyoruz.
Veriler Türkiye’deki kadın işgücüne katılım oranının diğer müslüman ülkelerle
kıyaslandığında öyle çok da yüksek olmadığını gösteriyor. Endonezya ve Malezya
bu konuda bizden fersah fersah önde! Can Azerbaycan herkesten önde.
Kadın
İstihdamı neden artıyor?
Kadın istihdamını artıran iki temel gerekçe var. Biri yumuşak biri sert
gerekçe. Yumuşak gerekçe daha çok ev işleriyle ilgilenen kadınların yeterince
takdir edilmemesi ile ilgili. Yemek yapmak, çocuk bakmak, çamaşır yıkamak,
temizlik yapmak gibi faaliyetler ciddi zaman ve emek gerektiren işler. Fakat bu
işler hep küçümsendi, “iş” olarak görülmedi. Hatta, kocanın işten döndükten
sonra bütün gün evde yattın gibi ifadelerle ev hanımı olan karısını tahkir
ettiğine dair birçok ev hanımının şikayetlerine denk gelmişsinizdir.
Dolayısıyla bu işleri yapan kadınlar da her rasyonel insanın yapacağı gibi bu
işleri yavaş yavaş terk etmeye başladı ve para kazanabileceği ve değer
görebileceği işlere geçmeye başladı.
Fakat evdeki bu işler aslında Markistlerin çok önceden beri öngördüğü gibi
işgücünün yeniden üretilmesi için yani ekonominin çarklarının dönmesi için
gerekli idi. Bu işler atıl kalmaya başlayınca ve bir kısmı piyasalaşınca
fiyatları da çok çok arttı. Videodaki kızların evde kalması için yalvarmayı, bu
işlerin kıymetinin yavaş yavaş anlaşılması olarak görmek lazım. Bir örnek
vereyim, eskiden ev içinde bakılan bir yaşlı huzurevine yatırıldığında
büyükşehirlerde 70.000 TL gibi bir parayı gözden çıkarmak gerekiyor. Demek ki
neymiş, ev işleri gayet kıymetliymiş.
İkincisi kadın istihdamındaki dönüşümün teknolojik gelişmelere bakan önemli
bir tarafı da var. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, robot süpürge gibi
teknolojik gelişmeler öncesinde ev içi emek çok daha ağırdı. Suyun taşınması,
kaynatılması, çamaşırın elde ovulması ve kurutulması fiziksel olarak oldukça
yorucu süreçlerdi. Tarihsel çalışmalar, çamaşır makinesi öncesi dönemde
kadınların haftada neredeyse bir tam gününü yalnızca çamaşır yıkamaya
ayırdığını gösteriyor. Bu dönemlerde kadının dışarıda çalışabilmesinin ihtimali
yoktu. Elektrikli ev aletleri, hazır gıda ürünleri ve modern altyapı, ev içi
emeğe duyulan ihtiyacı önemli ölçüde azalttı. Bu dönüşüm kadınların zamanını
kısmen serbestleştirdi ve ücretli işgücüne katılımı artırdı.
Videoda atlanan en önemli husus kadınların çağlar boyudur aslında çalıştığı
gerçeğidir. Tarım toplumunda ücretsiz aile işgücü olarak çalışıyordu o zaman
kimse kadınlar evde ayağını uzatıp çalışmasın demiyordu, şimdi olan dönüşüm
para kazanabilecekleri ve görece daha prestijli işlerde çalışmalarıyla aile
içindeki güç dengelerinin değişiyor olması.
“Evde
Kalan Kızların” Geçimini Kim üstlenecek?
İkinci mesele ise ekonomik gerçeklik. Kadınlar çalışmadığında geçimlerini
kim üstlenecek? “Evlenirler” denebilir ama bu cevap da artık eskisi kadar
kendiliğinden işlemiyor. Türkiye’de evlilik eğilimleri ciddi biçimde değişiyor.
2021 Aile Yapısı Araştırması verilerine göre erkeklerin önemli bir kısmı (%66)
evlenmek istemediğini ifade ediyor. Bu sorularla yüzleşmeden yalnızca “kadınlar
çalışmasın” demek, meselenin sosyal ve ekonomik boyutlarını göz ardı eden
oldukça kolaycı bir yaklaşım olarak kalıyor.
Oysa meseleye biraz daha dürüst bakmak gerekiyor. Bugün milyonlarca insan —
kadın ya da erkek fark etmez — ideolojik bir tercih yaptığı için değil,
ekonomik zorunluluk nedeniyle çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde yollara
düşüp gününün büyük bölümünü bir şirketin, kurumun ya da patronun taleplerine
göre geçirmek, çoğu insan için romantik bir özgürleşme hikâyesi değil; geçim
derdinin sonucu. Çalışma hayatı insanın zamanını, enerjisini ve dikkatini
piyasaya satması anlamına geliyor. Daha açık söylemek gerekirse, ekonomik
imkanı yerinde olsa kaç kişi her gün sabah 8’de işe gitmek isterdi?
Bununla beraber, videonun eleştrilerinde haklı bulduğum bir nokta var. O da
kadın istihdamının bir “prestij” göstergesi gibi sunulması. Devletin en üst
makamları kadın istihdamını artırmakla övünüyor. Ayrıca, 12. Kalkınma Planı’nda
(2024–2028) 2028 yılı sonuna kadar kadın işgücüne katılım oranının %40,1’e,
kadın istihdam oranının ise %36,2’ye yükseltilmesi hedefleniyor. Erkek işgücüne
katılım oranı veya istihdam oranı için hedef konmayıp kadınlar için hedef
konmasını da sorunlu buluyorum. Elbette kadın istihdamının artırılmasının
olumsuz tarafları da var, o da başka bir yazının konusu olsun.
Serbestiyet
2026-04-26Yoksullukla kavga ede ede hayata tutunan kadınları dinlediniz mi?
2026-04-12Almanya'da tecavüz suçu vakaları yüzde 9 arttı
2026-03-26Kadınlara ihtiyacım var
2026-03-16Mersin’de 16 yaşındaki çocuğa istismar
2026-03-16Dilan'a ne yaptınız da...
2026-03-06Kolektif ihmalin adı intihar olamaz
2026-02-25Yas, sessizlik ve bastırılmış öfke
0006-02-19Kadınların hayatında devam eden yıkım
2026-02-10‘Erkek şiddetindeki artışın nedeni cezasızlık’
2026-01-22rakka'da saçları kesilen kadın savaşcıya dünyanın dört bir yanından destek
2025-12-22İran'da çeyiz yasası değişti, kadınların hakları kısıtlandı
2025-12-20Haftalık kadın düşmanlığı kotamız dolmuştur
2025-12-07'Bütün göçmenler kaçakçılara para öder, kadınlardan seks teklifi beklenir'
2025-12-06Güvencesiz çalıştırılan pavyon emekçisinin annelik hakkı
2025-12-01Stran Kültür ve Sanat Merkezi’nde Kadın Buluşması
2025-11-29KONDA’nın verileri ile erkek şiddeti
2025-11-25Gözaltında cinsel işkence sürüyor: 82 cinsel taciz, 74 çıplak arama
2025-11-25DSÖ: Şiddet mağduru kadınlara yardımlar yetersiz
2025-11-25BM: Her 10 dakikada bir kadın ya da kız çocuğu evlerinde öldürülüyor
2025-11-21'Beni öldürseler daha iyiydi'