

2026-06-24
Almanya'da kayıtlara geçen Müslüman karşıtı olayların sayında belirgin bir artış gözleniyor. Uzmanlara göre, vakaların sayısı kayıtlara geçenden de yüksek.
Almanya'da kayıtlara geçen Müslüman karşıtı olayların sayısında geçtiğimiz yıl yeniden belirgin bir artış görüldü. Çarşamba günü Berlin'de Claim adlı kuruluş tarafından açıklanan sivil toplum raporuna göre, 2025 yılında ülke genelinde 4 bin 096 olay kayıtlara geçti. Bu rakam 2024'te 3 bin 80'di.
İslam ve Müslüman karşıtlığıyla mücadele eden kuruluşun raporuna göre kaydedilen olaylar arasında ayrımcılık, hakaret, tehdit, mala zarar verme ve şiddet eylemleri bulunuyor. 2025 yılında ayrıca iki cinayet vakası kaydedildiği, 214 de yaralama olayı yaşandığı, bunların içinde dört cinayete teşebbüs vakasının bulunduğu belirtildi.
Toplam sayı günde yaklaşık 11 Müslüman karşıtı olayın yaşandıüına işaret ediyor. Cinsiyetin kaydedildiği vakaların yüzde 64,5'inde mağdurların kadın olduğu belirtilirken 61 vakada camilere yönelik saldırılar gerçekleştirildiği kaydedildi.
Rapordaki veriler, 15 eyaletten 38 danışma ve bildirim merkezi ile çeşitli girişimlerden elde edilen bilgilere dayanıyor. Ayrıca rapor hazırlanırken siyasi saikli suçların ülke genelindeki verileri, polisin basın açıklamaları, özel bir bildirim portalından gelen bilgiler ve medya haberlerinin de dikkate alındığı belirtiliyor.
Mağdurların yalnızca yüzde 4'ü yaşadığı olayı bildiriyor
Claim, kaydedilen vakalardaki artışın en azından kısmen daha iyi kayıt tutulmasından kaynaklandığı görüşünde. Öte yandan Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı'nın 2024 tarihli bir çalışmasına atıf yapılarak, Almanya'da mağdurların yalnızca yüzde 4'ünün yaşadığı ayrımcılığı bildirdiği ifade ediliyor. Bu nedenle aslında yaşanan olay sayısının kayıtlara geçenden çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
"Müslüman karşıtı ırkçılığın Almanya'daki birçok insan için günlük bir gerçeklik" olduğunu belirten Claim eş genel müdürü Rima Hanano, ağır şiddet olaylarının yanı sıra sokakta ya da yaşam ve çalışma ortamlarında yaşanan çok sayıda olaya dikkat çekti. Örneğin sokakta Müslümanlara hakaret edilmesi veya kızların başörtüsünün zorla çıkarılmaya çalışılması gibi vakalar bunlar arasında yer alıyor. Ayrıca resmi kurumlarla diyalogta da ırkçı olaylar yaşandığı belirtildi.
İslam karşıtlığıyla daha etkili mücadele talebi
Hanano, "Yaşanan ırkçılık deneyimi siyasete ve kurumlara olan güveni zedeliyor. İnsanlarda topluma ait olmadıkları hissini güçlendiriyor" uyarısında bulundu. Buna rağmen Müslüman karşıtı ırkçılığın varlığının giderek daha sık inkar edildiğine dikkat çeken Hanano, "Kamuoyundaki tartışmalarda Müslümanların yalnızca fail olarak yer alabildiği, ancak dışlanma ve şiddetin mağdurları olarak görülmediği izlenimi doğuyor" eleştirisinde bulundu.
Rapora göre Müslüman karşıtı olaylar sıklıkla göç, sığınma, entegrasyon ve güvenlik gibi toplumsal ve siyasi tartışmalarla bağlantılıyken bu olayların bir kısmı aşırı sağ çevrelerle ilişkilendirilebiliyor.
Claim, 2025'te göreve gelen mevcut hükümetin koalisyon sözleşmesinde de öngörüldüğü gibi Irkçılığa Karşı Ulusal Eylem Planı'nın hızla yeniden yürürlüğe konmasını talep ediyor. Ayrıca İslam karşıtı olaylara ilişkin sivil izleme çalışmalarının, antisemitizm ve Roman karşıtı ayrımcılıkta olduğu gibi daha iyi finanse edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bunun yanında devletin veri toplama ve aydınlatma kapasitesinin artırılması ile İslam karşıtı nefret suçlarının daha etkin şekilde kovuşturulması da talep ediliyor.
"Müslümanları gazlayalım" diyen CDU üyesi infial yaratmıştı
Geçen hafta Kuzey Ren Vestfalya'da, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisine üye bir kişinin kullandığı Müslüman karşıtı ifadeler infial yaratmıştı. 23 yaşındaki şahsın, sosyal medya platformu TikTok'ta yayımlanan bir videoda üst düzey pozisyona gelmesi halinde Müslümanlara atıfla, "hepsini sınır dışı ederim" dediği duyuluyor. Şahıs, "Aslına bakılırsa onları öldürtmeyi tercih ederim. Gazlamak filan gibi. (…) Hep 'adalet' deniyor. Daha önce Yahudileri gazladık şimdi de Müslümanları gazlayalım" şeklinde sürdürmüştü.
CDU söz konusu ifadelerin ardından, şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve bu kişinin parti üyeliğinden ihraç süreci başlatılacağını açıklamıştı.
DW
DÜNYA
2026-06-24BM komisyonu: İsrail Gazze’de çocukları kasıtlı hedef aldı, bu soykırımdır
2026-06-18BM'nin "Çocuklar ve Silahlı Çatışma" raporu yayımlandı
2026-06-10İsviçre KOMKAR’ın Mülteci Parlamentosu’na Üyeliği Kabul Edildi
2026-05-09SP Göçmenler Kolu Bern’de Genel Üye Toplantısını Gerçekleştirdi
2026-04-06Gazze'de 21 binden fazla çocuk hayatını kaybetti
2026-04-06Yemen’de acı tablo: 1200 çocuk ya öldü ya yaralandı
2026-03-30BM raporu: Her yıl 3 milyondan fazla çocuk açlıktan ölüyor
2026-03-03Axios: Trump, Barzani ve Talabani ile telefonda görüştü
2026-03-02Almanya, Fransa ve İngiltere'den ortak bildiri
2026-02-20AP'nin Türkiye raporunda çözüm sürecine destek
2026-02-20'Açlık silah olarak kullanılıyor'
2026-02-20Taliban döneminde “kemik kırılmadıkça” kadına ve çocuğa şiddete ceza yok
2026-02-21Münih Güvenlik Konferansı’nın sonuçları ve dünyaya etkileri
2026-02-16Taliban'ın kölelik yasası: Afganistan'da sınıfa göre ceza
2026-02-14Ülkeler Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve Kürtlerin haklarına vurgu yapıyor
2026-02-13Avrupa Parlamentosu Rojava'ya ilişkin tasarıyı kabul etti
2026-02-13Almanya'da Kürtlere kim saldırıyor?
2026-02-12Kürt Dili dersi Almanya ve İsveç'te okutuluyor
2026-02-11Yunanistan'da Nazilere direnen Ermeniler
2026-02-11UNICEF: 2026'da 200 milyondan fazla çocuk insani yardıma muhtaç