2025-03-29
Berkin’diniz, Ali İsmail’diniz. “Kim yaptı”ya, “kim vurdu”ya mı gittiniz, malum “kimler” başka çocukların da peşine, düşüne düştüğü bir dünyadan gittiniz. Kaç bayramdır yoksunuz. Kaç bayramdır varsınız. Madem ki yokken bile varsınız, iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Önce siz, çünkü kuyrukta, öyle boynu bükük çok beklediniz! “Boykot espressosu” içmeden önce bir de “Boykot and Ar” kitapçısına gitmişsiniz. Elinizdeki boş torba ağırdır. İçindeki ağırlık, hissetseniz keşke, şöyle bir şey olmalı: Bir buyrukla kuyruk, bir emirle torba, bir siparişle karton bardak oluvermek. Yine de afiyet olsun; içtiğiniz sizin olsun, okuduklarınızı bize de anlatırsınız! Bir sokaktaki şu dimdik çocuklara, bir de kendi kuyruğunuza bakınca ne düşünüyorsunuz acaba, bir şey içinizde düşünceye dönüşüyor mu, bedava kartondan “yerli milli ismi bile olmayan” kahve, kitapsız torbadan iki milim ilim içerken. Vicdanınızın, aklınızın, muhakemenizin, tefekkürünüzün özgür olabileceği iyi bayramlar size de, bir köle kafilesi gibi sıraya dizilmiş çocuklar.
İyi bayramlar çocuklar: Sonra sıra sizde olmalı; onca mobing yüküyle “emir kulu”sunuz ya, fazla mesaisiz günlerdir beklediniz, tarikatı bilemem de barikat kurdunuz, su sıktınız, cop salladınız, plastik mermi de mi attınız, korumasız bir çocuğa, bir genç kıza sekiz on kişi mi saldırdınız. Ne hıncınız varsa bu dünyaya, bu düzene, emire demire, zamire amire; kendiniz gibi gençlerden aldınız. İçinizde gözleri dolan da vardı, karanfile bakan da, “selfie”ye sakin sakin duran da, bu çocuklar nerede ben neredeyim diyen de belki, dayanamayıp “ibadethane”de çocuk gibi top oynayan da. O azınlık vicdanlılarınızdan copunuzu ve topunuzu ayırmayayım, sizleri ezilenler dünyasından koparıp ayıranlar, ezenler dünyasının “kulları” yapanlar gibi. Size de iyi bayramlar öfkesi, bilinci, linçi üniformalı çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Belki babanız polis, sizin gibi çocuklara nefret dolmuş. Belki babanız Rütükçü, size “başka başka fikirleri, olayları başka başka, ve gizlenen hakikati göstermek, anlatmak” isteyenleri sansürlemiş, cezalandırmış, sizin gibi çocukları sizin gözlerinizden kaçırmak istemiş. Belki bir tür savcı, hakim; sizin gibi çocuklara bu ülkenin tarihinin, aklının, fikrinin mirasını bırakmak için çırpınmış Mahir Polat’ı mesela, genç yaşında hastalanmış kalbi ve damarlarıyla “azılı suçlu” ilan etmiş, gazetecileri, sizin gibi çocukları içeri almış. Belki hukuk okuyorsunuz, okuyacaksınız, baroya darbe yapmış ya da sizin de kullandığınız sosyal medyada hakikatleri saklamak için seferber olmuş bir yakınınız. Onları belki bir gün siz de sorgulayacaksınız. Size de iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Berkin’diniz, Ali İsmail’diniz. “Kim yaptı”ya, “kim vurdu”ya mı gittiniz, malum “kimler” başka çocukların da peşine, düşüne düştüğü bir dünyadan gittiniz. Kaç bayramdır yoksunuz. Kaç bayramdır varsınız. Madem ki yokken bile varsınız, iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Uğur’dunuz, 12 yaşında 13 mermiyle vuruldunuz. Seyhan’dınız, 13 yaşında kuyulara atıldınız. Kiminizden bir çift terlik kaldı delik deşik cesedi yanında; kiminizin tek mirası kemikleri 18 yıl sonra bulundu, bir çukur dibinde. 8 yaşında Narin’diniz, bir gülümseme kaldınız gökyüzünde. Yoktunuz ama hep aklımda varsınız. Ruhunuza biraz huzur verecek iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Bir mayına bacağınızı, bir hızara kolunuzu, bir atölyeye, inşaata canınızı kaptırdınız. “Kaza” denen nice cinayete kurban oldunuz. Küçüktünüz, süt sağma kölesiydiniz, bir derede boğuldunuz. Canınız, adınız çoktan unutulmuşsa bile, bir yılın “kaza” istatistiklerinde tuz buz olup toprağa, havaya savrulmuş olsanız bile, sokaktaki kardeşlerinizle birlikte, iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Yoksuldunuz, beşi bir yerde yandınız. Tatildeydiniz, onca çocuk, çoğunuz anayla babayla, bir otelde yandınız. Çocuk çocuk mutlu, umutluydunuz, bir enkaz altında kaldınız. Kiminiz küçük bir tabut, kiminiz kayıptınız. Küller, topraklar içindeki hatıranıza iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Kimine göre duyarsız, kimine göre sorumsuzdunuz; o genç duygularınızla üniversitelerden, işyerlerinden çıktınız, bir ülkenin vicdanî sorumluluğunu aldınız. Sınav kağıtlarını zaten dolduruyordunuz da, dünyanın en yaratıcı pankartlarıyla, şarkılarla, danslarla, enerjinizle caddeleri, meydanları, umutları doldurdunuz. Teker teker copladılar, yüzer yüzer topladılar, ülkenin alnına inadına umut yazıldınız, ümit kazındınız. Gözü yaşlı analarınızın derin üzüntüsü, endişeli babalarınızın sıkışan kalbisiniz belki; ama bu ruhu çölleştirilmiş ülkenin serabı, umudu yitirmiş nice kalbin tesellisisiniz. İyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Bu ülkede, bu ahval-i şeraitte, bunca yazının dik durmaya çalışan her satırında bile ne merak ettiniz ne arayıp sordunuz. Onca emek, onca sevgi, sadece babalık değil, onca yoldaşlık her zaman helal-i hoş olsun. Siz kalbimin atışı, aklımın her kıvrımı, ömrümün baş tacı, sağımdaki solumdaki kare kare fotoğrafsınız. Sesinize, gülümsemenize, tek kelimenize hasretimsiniz. Her şeye rağmen, tereddütsüz ve şartsız, her zaman gururumsunuz; bir gün son nefesimde, son sesimde bile sonsuz umurumsunuz. İyi olduğunuzu umar, yanaklarınızdan, gözlerinizden öperim. Size de iyi bayramlar çocuklar!
T24
BASINDAN