

2025-01-06
Halk TV yazarı İsmail Saymaz Van’ın sınır bölgesinde öldürülen Seyithan Durdu’un perde arkasını köşesine taşıdı. Saymaz yaşanan olayın detaylarını yargısız infaz başlığıyla kaleme aldı.
Van Barosu, Saray ilçesine bağlı Avzêrk Mahallesi’nde 28 Aralık’ta askeri araçtan açılan ateş sonucu 40 yaşındaki Seyithan Durdu öldürülmüştü. Durdu’un ölümünden sonra olay yerinde inceleme yapan Van Barosu yaşanan olayı kamuoyuna açıklamıştı. Van Barosu’ndan sonra Halk TV yazarı İsmail Saymaz’da olayı köşesine taşıdı. Bu kaçıncı ölüm diye cümlelere başlayan Saymaz, olayın açık bir infaz olduğuna dikkat çekti.
Saymaz olayı şu cümlelerle anlattı:
”Kaçıncı köylü bu, kaçakçılık yaptığı için dur ihtarı yapılmadan ya da PKK’lı sanılarak öldürülen?
Hatırlayın…
Irak’tan atlarla kaçak mazot ve sigara getiren Şırnak Uludereli köylüler 28 Aralık 2011 gecesi savaş uçaklarıyla vuruldu. Bombardımanda 17’si çocuk 34 köylü can verdi.
Uludere’nin 13. yıldönümünde Türkiye-İran sınırındaki Van’ın Özalp ilçesine bağlı Dönerdere köyünde Seyithan Durdu, kaçakçılık yaptığı için asker tarafından öldürüldü.
Kaçakçılara yardım ediyorlardı
Seyithan Durdu, 34 yaşındaydı.
Dört çocuk babası.
Hayvancılıkla geçiniyordu.
Ve zaman zaman İran’dan Türkiye’ye yasadışı yollardan kaçak göçmen getiren şebekelere yardım edip para kazanıyordu.
Doğruya doğru, yaptıkları suç…
Fakat cezası, yargısız infaz mı olmalıydı?
Durdu, kardeşi Zübeyt ve 15 yaşındaki yeğeni Ş.D., 28 Aralık 2024 gecesi Aşağı Tulgalı Mahallesi’nde kaçak göçmenleri devralıp Dönerdere köyünde kaçakçılara teslim etti.
Saat 4 sularında kaçaklar minibüse bindirilip yola çıkarılırken; Durdu’lar atlarla Bakışık köyüne doğru ilerledi.
Sıkıp gittiler
Tam bu sırada Özalp 2. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü Tulgalı Hudut Karakolu’nda Kol Komutanı olarak görev yapan Üsteğmen Y.A. ile beraberindeki Üsteğmen M.Ç. ve Uzman Onbaşı S.G., devriyeye çıkmıştı.
Göçmenleri ve Durdu’ları takibe aldılar.
İddiaya göre, dur ihtarında bulunmadan Durduların arkasından ateş ettiler.
Ş.D., anlatıyor:
“Biz dere tarafına giderken, bir araç bize doğru geliyordu. Yerde buz vardı. Ben ve Seyithan kayıp düştük. Çabuk şekilde ata bindik. Kanalı geçtik. Halen araç takip ediyordu. Şoförün yanındaki iki kişi tüfekle iki el ateş ettik. İlk mermi Seyithan’a isabet etti. Seyithan bağırdı. İkinci mermi boşa gitti. Seyithan attan düştü. Attan inerek yanına gittim. Araçtan iki kişi indi. Yanımıza geldiler, ‘Ne oldu?’ diye sordular. ‘Mermi sıktınız’ diye bağırdım. ‘Yok biz değiliz’ dediler. İkisi aracı önce önden, sonra arkadan itip araca binip ilerlediler. İki şahsın üzerinde asker elbiseleri ve yeşil şapkaları vardı.”
Sonrası da vahim…
Durdu’yu sırtından vuran askerler, yaralıya yardım etmeden ve bu olayı Özalp İlçe Jandarma Komutanlığı ile 112’ye bildirmeden çekip gitti.
Ş.D., telefon açıp amcalarını ve kuzenlerini çağırdı.
Atlar kaçtığı için Durdu’yu battaniyeye sarıp el feneri ışığında sürükleyerek, yola doğru götürdüler. Battaniye yırtıldı. At bulup Durdu’yu bindiler. Yola çıkınca araca bindirdiler. Fakat çabaları, genç adamı yaşatmaya yetmedi.
İki askerin ifadeleri çelişiyor
Askerler teslim olmadı.
İlkin Durdu’nun yeğenleri sorumlu tutuldu.
Dördüncü gün, 1 Ocak 2025’te üç asker gözaltına alındı.
Ateş eden, ekibin komutanı Y.A. idi.
Üsteğmen Y.A., ifadesinde, Durdu’ya ateş ettiği iddiasını kabul etmedi. Devriyeye çıktıklarını, Aşağı Tulgalı Mahallesi’nde kaçaklara ait ayak izlerini görüp takip ettiklerini ve kalabalık bir göçmen grubu gördüklerini anlatan Y.A., şöyle dedi:
“100 metre kadar önümüzdeydiler. Durmaları için iki el havaya atıp yaptım. M.Ç. üsteğmenle göçmenlerin yanına gittik. 14 göçmeni karakola gönderdik. Yanlarında atlı görmedim.”
Üsteğmen M.Ç. ise üç atlıyı takip ettiklerini ve Y.A.’nın onlara ateş ettiğini belirterek, şunları söyledi:
“Sağ arkada oturan Y.A., camı indirdi, ‘Durun, kaçmayın’ diye bağırdı. Atlılar durmayınca beş-altı el havaya ateş etti. Bu esnada araç peşlerinden gidiyordu. Dere yatağı gibi bir yerde ön teker battı. Araç gidemeyince Y.A. ve ben indik. Şöför manevra yaparak, aracı çıkardı. Sisli olduğu için atlı görmedik. Ses de duymadık. Hava şartlarından dolayı sorumluluk sahamızın dışına çıkıp çıkmadığımızı tespit edemedik.”
M.Ç.’nin olay sabahı Y.A.’ya “Sakin” diye mesaj attığı, konum bilgilerini sildiği ortaya çıktı. M.Ç., panik yaptığı için bildiklerini anlatmadığını ileri sürdü.
Y.A., tutuklanırken, iki asker serbest bırakıldı.”
Serhat News
KÜRDISTAN
2026-03-06İran'dan Kürdistan Bölgesi'ne tehdit!
2026-03-03İttifak: Halkımız değişim sürecinde dikkatli ve örgütlü hareket etmelidir
2026-03-03Efrin’de Kürdistan Bayrağı’na yasak
2026-03-03Koye ilçesine İHA ve füzeli saldırı
2026-02-25Erciş’te işkence ve cinsel saldırı
2026-02-252 Kürt gencine verilen idam cezası onandı
2026-02-24Kürtlere yönelik çete saldırılarında 1200 kişi katledildi
2026-02-24Kobani’de ilaçsızlık nedeniyle en az 3 çocuk hayatını kaybetti
2026-02-23PSK Başkanı Bayram Bozyel Urfa’da konuştu
2026-02-13Diyarbakır’da Şeyh Said ve arkadaşlarının mezar yerleri için çağrı
2026-02-128 aylık bebek öldü, hastane cenazeyi vermek için 400 dolar istedi
2026-02-09‘Politikacıların başaramadığını Kürt doktorları başardı’
2026-01-28Kızıltepe’de polisin yere fırlattığı çocuğun avukatı yaşananları anlattı
2026-01-25Kobanê’de insani kriz
2026-01-23Anne gözaltında, 2 buçuk aylık bebek emzirilmeyi bekliyor
2026-01-22Baba Şêx’den Rojava için sorumluluk alma çağrısı
2026-01-20Diyarbakır ve Van’da polis müdahalesi
2026-01-13Özgür Ezidi Vakfı: Halep'te 800 Ezidi aile zorla Efrin’e gönderildi
2026-01-09Uluslararası toplum sessiz kalmamalı
2026-01-09Kürtler Halep'te büyük bir zulümle karşı karşıya